Monday, 2 December 2013

şantiye stajı 2013


 Stajımı URAS X DİLEKÇİ’nin Albaraka Türk için tasarladığı İstanbul içinde çeşitli şantiyelerde ve zaman zaman da mimarlık ofisinde, stajı beraber yaptığım Gupse’yle birlikte geçirdik.  Şantiyeler bankanın Davutpaşa, Topkapı ve Florya şubeleriydi. Her şantiye farklı bir süreçte olduğundan inşaat süreciyle ilgili daha geniş bilgiler öğrendik ve ofiste de Türkiye’nin değişik yerlerindeki diğer şubelerle ilgili tasarım ve çizim çalışmaları yaptığımızdan bankanın genel dizaynı ve bölümlerinin kendi aralarında ki hiyerarşileri hakkında daha fazla bilgi edindik.
                İlk gün ofise uğradıktan sonra Davutpaşa’da ki şantiyeye gittik. Burada şantiye bitmek üzereydi ve şantiyenin son safhalarını gözlemlerken neredeyse bitmiş bir şubeyi görerek de final ürünün nasıl olacağını ilk günlerden detaylarıyla gördük. Şantiye şefinden inşaatın süreçlerini, nelere daha çok dikkat ettiklerine vb şeyleri dinlemenin yanında banko montajı gibi işleri gözlemleme fırsatımız oldu.











Bu arada ofiste yaptığımız işler arasında İzmir’de ki hal şubesinin rölevesini çıkarmak, rölevesi  bulunan kaba inşaat halindeki ya da önceden farklı bir işlev üstlenmiş yapıların organizasyonlarını çalışmak gibi işler yaptık.
Röleve çıkarmamızın sebebi asıl planla uygulanan yapıların kötü işçilik sebebiyle yer yer birbirleriyle örtüşmemesiydi. Rölevesini çizeceğimiz binaların orjinal planları ve planların üzerine alınmış, yerinde alınmış ölçümler doğrultusundaki notlar bulunmaktaydı.
            Şube tasarımı olarak ta kriterlerimiz şubenin kapasitesi ve kullanıcıların ihtiyaçları ve önceliklerine dikkat ederken, genel konsepti de takip etmekti. Binanın taşıyıcılarını eğrisel formlar kullanarak ve bilgi/reklam ekranları için tasarlanmış köşeler gibi göstererek klasik kolon figüründen kurtarmak, aynı zamanda bu kolonların normalden çok yer kaplamadına sebep oluyordu. Bunların dolaşımı etkilemesi gibi kriterleri göz önüne aldık.








              Bir diğer şantiye olan Topkapı şantiyesinde ise alçıpanlara iskelet oluşturacak demir işçilikleri, yerlere granit döşeme, elektrik tesisatı gibi işler yapılırken burada bankonun kurulmuş olması her şantiyede işlerin aynı düzende gitmediğini de gösteriyordu.
Alçıpanların eğrisel yüzeyler oluşturacağı yerler için maket bıçağıyla alçığan üzerine kesikler atarak alçıpanın köşeleri yavaş yavaş dönmesi sağlanıyordu.
Bir önceki şantiye yerimizde şantiye şefinin belirttiği bu tekniğin aslında yanlış olduğu, böyle yerler için özel alçıpanlar olduğu ve bunların ıslatıldıktan sonra belirli şekilleri sağlayabileceğini, ancak öncelik para olduğunda ve yeterli kalifiye elemanları olmadığından işleri bu şekilde yaptıklarını söylemişti. Buradaki şantiye şefi ise bunların zaten böyle yapılması gerektiğini söyledi.














       Bir yandan giriş katındaki işler devam ederken, jeneratör odası, server odası gibi odalar için elektrik sistemleri de bodrum katta kurulmaya devam ediyordu. Kasa dairesinin güvenlik elemanları da fiziksel olarak montajı tamamlanmış olsa da çalıştırılıması ve çevrim içi duruma getirlmesi için şantiye işlerinin tamamen bitmesi bekleniyormuş. 
Bir diğer şantiye alanı olan floryada ise kaba inşaat halindeydi, inşaatın ilk günlerinde orada bulunduk. Giriş ve bodrum katlarda bulunacak şube için merdiven bile yapılmamışken aşağı kata inmek için yan binanın içinden geçip, oranın bodrumundan şantiye alanine ulaşılabiliyordu. Malzeme aktarımı ise merdivenin yapılacağı boşluktan gerçekleşmekteydi.
Kasa inşaatının bir kısmını görebildiğimiz bu şantiyede fiziksel olarak duvara eklenen en büyük engel galvanizli çelik saçtı, asıl korumayı duvarların değil, güvenlik sisteminin yaptığı söylendi. Burada daha çok kaba sıva ve alçıpanları yerleştirmek için çelikten iskeletler yapılmaktaydı. Havalandırmanın her şeyden önce yapılmasını önce garipsemiş olsam da yapılacak diğer işleri göz önüne alındığında çok da fazla seçenek olmadığını farkettim.

















No comments:

Post a Comment