Stajımı URAS X DİLEKÇİ’nin Albaraka
Türk için tasarladığı İstanbul içinde çeşitli şantiyelerde ve zaman zaman da
mimarlık ofisinde, stajı beraber yaptığım Gupse’yle birlikte geçirdik. Şantiyeler bankanın Davutpaşa, Topkapı ve
Florya şubeleriydi. Her şantiye farklı bir süreçte olduğundan inşaat süreciyle
ilgili daha geniş bilgiler öğrendik ve ofiste de Türkiye’nin değişik
yerlerindeki diğer şubelerle ilgili tasarım ve çizim çalışmaları yaptığımızdan
bankanın genel dizaynı ve bölümlerinin kendi aralarında ki hiyerarşileri
hakkında daha fazla bilgi edindik.
İlk gün ofise uğradıktan sonra
Davutpaşa’da ki şantiyeye gittik. Burada şantiye bitmek üzereydi ve şantiyenin
son safhalarını gözlemlerken neredeyse bitmiş bir şubeyi görerek de final
ürünün nasıl olacağını ilk günlerden detaylarıyla gördük. Şantiye şefinden
inşaatın süreçlerini, nelere daha çok dikkat ettiklerine vb şeyleri dinlemenin
yanında banko montajı gibi işleri gözlemleme fırsatımız oldu.
Bu arada ofiste yaptığımız işler arasında İzmir’de ki
hal şubesinin rölevesini çıkarmak, rölevesi
bulunan kaba inşaat halindeki ya da önceden farklı bir işlev üstlenmiş
yapıların organizasyonlarını çalışmak gibi işler yaptık.
Röleve çıkarmamızın sebebi asıl planla uygulanan
yapıların kötü işçilik sebebiyle yer yer birbirleriyle örtüşmemesiydi.
Rölevesini çizeceğimiz binaların orjinal planları ve planların üzerine alınmış,
yerinde alınmış ölçümler doğrultusundaki notlar bulunmaktaydı.
Şube
tasarımı olarak ta kriterlerimiz şubenin kapasitesi ve kullanıcıların
ihtiyaçları ve önceliklerine dikkat ederken, genel konsepti de takip etmekti.
Binanın taşıyıcılarını eğrisel formlar kullanarak ve bilgi/reklam ekranları
için tasarlanmış köşeler gibi göstererek klasik kolon figüründen kurtarmak,
aynı zamanda bu kolonların normalden çok yer kaplamadına sebep oluyordu.
Bunların dolaşımı etkilemesi gibi kriterleri göz önüne aldık.
Bir diğer şantiye olan
Topkapı şantiyesinde ise alçıpanlara iskelet oluşturacak demir işçilikleri,
yerlere granit döşeme, elektrik tesisatı gibi işler yapılırken burada bankonun
kurulmuş olması her şantiyede işlerin aynı düzende gitmediğini de gösteriyordu.
Alçıpanların eğrisel yüzeyler oluşturacağı yerler için
maket bıçağıyla alçığan üzerine kesikler atarak alçıpanın köşeleri yavaş yavaş
dönmesi sağlanıyordu.
Bir önceki şantiye
yerimizde şantiye şefinin belirttiği bu tekniğin aslında yanlış olduğu, böyle yerler
için özel alçıpanlar olduğu ve bunların ıslatıldıktan sonra belirli şekilleri
sağlayabileceğini, ancak öncelik para olduğunda ve yeterli kalifiye elemanları
olmadığından işleri bu şekilde yaptıklarını söylemişti. Buradaki şantiye şefi
ise bunların zaten böyle yapılması gerektiğini söyledi.
Bir yandan giriş katındaki
işler devam ederken, jeneratör odası, server odası gibi odalar için elektrik
sistemleri de bodrum katta kurulmaya devam ediyordu. Kasa dairesinin güvenlik
elemanları da fiziksel olarak montajı tamamlanmış olsa da çalıştırılıması ve
çevrim içi duruma getirlmesi için şantiye işlerinin tamamen bitmesi
bekleniyormuş.
Bir diğer şantiye alanı olan floryada ise kaba inşaat
halindeydi, inşaatın ilk günlerinde orada bulunduk. Giriş ve bodrum katlarda
bulunacak şube için merdiven bile yapılmamışken aşağı kata inmek için yan
binanın içinden geçip, oranın bodrumundan şantiye alanine ulaşılabiliyordu.
Malzeme aktarımı ise merdivenin yapılacağı boşluktan gerçekleşmekteydi.
Kasa
inşaatının bir kısmını görebildiğimiz bu şantiyede fiziksel olarak duvara
eklenen en büyük engel galvanizli çelik saçtı, asıl korumayı duvarların değil,
güvenlik sisteminin yaptığı söylendi. Burada daha çok kaba sıva
ve alçıpanları yerleştirmek için çelikten iskeletler yapılmaktaydı.
Havalandırmanın her şeyden önce yapılmasını önce garipsemiş olsam da yapılacak
diğer işleri göz önüne alındığında çok da fazla seçenek olmadığını farkettim.

















No comments:
Post a Comment